Ana Sayfa

        
  
    

   
1961 yılının 04 Haziran ayında Manisa ilinin Salihli ilçesinde dünyaya geldi. Eğitiminin büyük bir kısmını Salihli’de tamamladı. Askerliğini Diyarbakır’da yaptı. Ecem, Meryem Ayşegül ve Bengisan Yiğit adında 3 kızı ve Kunantay Hamza Yiğit isminde bir oğlu olup 4 bala atası olan Yabgu, Türk tarihi ile ilgili araştırmalar yapmaktan, ata binmekten,  Asya'ya özgün müzikleri dinlemekten, kitap okumaktan, doğa gezilerinden ve doğada antrenman yapmaktan hoşlanır.
         

        
Mücadele sporlarına 1973 yılında Taekwon-Do ile başladı, daha sonra sırasıyla Shaolin Kung-Fu, Kyokushin Karate ve Ashihara Karate ile devam etti. Yıllar boyunca hem Uzak Doğu’da hem de Avrupa’da çeşitli ustalarla çalışma imkânı buldu. Başta Japonya olmak üzere Kore, Çin, Singapur, Malezya ve Thailand’da 4.5 yıl bulundu. Böylece mücadele sporlarında derin inceleme ve araştırmalar yaptı. Gittiği ülkelerde çeşitli müsabakalara katıldı ve başarılar elde etti. Bu seyahatleri sırasında iyi derecede Japonca ve İngilizce öğrendi. Ayrıca Urkun (Orhun Göktürk) alfabesiyle iyi derecede okuyup yazabilmektedir. Avrupa’da yaklaşık üç yıl antrenörlük yaptı. Yıllar boyunca gezdiği ülkelerde Uzak Doğu sporlarıyla ilgili kafasındaki sorulara cevap aradı.
         
        
Tarih boyunca 3 kıtada at koşturan bir millet, önemli savaşlar kazandı, ata ve silaha önem verdi ancak mücadelede bugüne ulaşan bir tarz ve üslup geliştiremedi. Niçin? Yabguya durum ilginç geldi. Araştırdığında durumun aslında sanıldığı gibi olmadığını anladı. Üzeri küllenmiş bilgileri gün ışığına çıkardı ve edindiği tecrübelerle birleştirerek 1999 yılında Sayokan’ı kurdu. Bu durum Türkiye’de ilginç karşılandı ancak uluslar arası platformda normaldi. Çünkü Fransa, İran, Brezilya, Hindistan ve Endonezya gibi birçok ülke bunu başarmıştı. Bu milletler, kendi kültürlerinden beslenerek ve milletinin fiziksel kabiliyetini göz önüne alarak spor branşlarını oluşturdu. Yabgu ise durumu daha evrensel düşündü. Öncelikle vatanına ve milletine daha sonra ise tüm insanlığa hizmet olsun diye Sayokanı meydana getirdi. Çünkü Sayokan iyilerin ve iyi olmak isteyen insanların sporu olmalıydı. Sayokan, başta Türk milleti olmak üzere her milletin anatomik yapısına uyum gösterebilecek nitelikte tasarlandı. Yabgu, Sayokan’ı oluştururken pedagoglardan, antrenman bilimcilerden, tarihçi ve Türkologlardan da yardım aldı.
        
      
Sayokan 120 ülkede 368 savaş sanatları merkezine gerek yazılı kitap gerekse görsel tanıtım cd ve kasetleri ile tanıtıldı. Bugün 10’un üzerinde ülkede yapılan Sayokan her geçen gün emin adımlarla büyümektedir.
          

      
Sayokan dediğiniz zaman kuşak terfileri "Ahilik" anlayışını taşıyan bir biçime sahiptir. Stratejisi 4 hilal (Ayça) üzerine kurulmuştur. Kurt kapanı ve sancak teknikleri Sayokan'da önemlidir. Yönler ve renkleri Türk geleneklerini taşır. Urkun, Kıpçak ve Oğuz Türkçesi’nden kelimeler Sayokan terminolojisinde kullanılmıştır.

        
        Yabgu, Türk Kılıç Sanatı ile ilgili olarakda çalışmalar yapmış lakin Sayokan2ın önceliğinden dolayı çalışmalarını derleyememiştir. 2009 yılında inzivaya çekilmesiyle Türk Kılıç Sanatı - Yesüken çalışmalarını da derlemeye başlamıştır.2010 yılında çalışmalarını toparlamış, 2-3 Ekim 2010 tarihinde ki Yesüken kampı ile faaliyetlerine başlamıştır.
     
        Yabgu Nihat Yiğit gerek Sayokan gerekse Yesüken çalışmalarını arazilerde zor koşullarda yapmaktadır. Kendi özelliğidir ki, zor koşullarda antrenman yapmak tarzı olmuştur. Zor koşullara ve acıya karşı cüretkar oluşu, savaşçı karakterinin bir özelliğidir. Allah'tan umut ederiz ki, Türk Savaş Sanatları altında kazandırdığı bu iki sistem Türk kavmine yararlı olur.
                                           
       Yabgu'nun bir büyük projesi daha bulunmaktadır. Şu anki hedefleri içinde bu son projesi de Sayokan ve Yesüken gibi Türkiye'de ilk olur diye düşünüyoruz. Bu projesiyle de çalışmalarını sürdürmektedir.

    
       


İzlemek için lütfen resmin üzerine tıklayınız